Kısacık Huzunlerdik Sadece.
Amedime döndüm sonunda.
  • İstanbul gezisi bayağı güzeldi fotoğraflar gelecekte.
  • Pek beğenmedim yani istanbulu farklı kılan bişey görmedim.
  • Belki de orda yaşamak lazım.
  • Çok samimiyetsiz geldi şehir
  • Bin tane istanbulu bi tane izmire değişmem. (tabi D.bakırada)

Diyarbakırda içilen sigara bile bi başka.

son kez yazgının deklanşörüne basıyordu Tanrı, gözlerde aynı hüzün

luccamali:

Ritmik bozgunlara uğramış kalp odacıklarında
solunum yetersizliğinden an be an ölen düşsel yan(ı)lışlarını
şaşaalı cenaze törenleriyle gömüyordu kadın
ruhunun keşmekeş ütopyasına …

erken boşalan gözyaşlarına mezar olurken gamzelerin
kaç intihar gizlenir kirpik uçlarında
dur Riccardo, sırası değil
daha sonra ölebilirsin 


gitmeliydi kadın
ki gitmek için kalmıştı 

usunun her köşesinde 
arsız tebessümlerle bezenmiş 
boylu boyunca uzanan gerçeklerin üzerini 
özenle seçtiği yalanlarla örttü adam
ölüme dudak payı bırakmışken zaman
ektiği hayallerden gerçek biçemezdi

sus Riccardo, konuşmaya vakit yok
biraz daha sevişelim 


uzun cümleler paslı makas darbeleriyle kesiyordu aşkın gitmelere yenik düşen ömrünü
dil altına yerleştirdi adam dudak ucuna gelen çıplak kelimeleri
susuyordu
konuşsaydı mutlak bir ölüm çınlayacaktı lal olmuş hücrelerinde
ölümü içine kustu adam
ve sustu

aşkın mağrur infazına tanıklık ediyordu gece
gece yıl(dız)ların saydıkça kanatan sivri köşelerini saklıyordu karanlığında
gece (d)okunuyordu ebruli bir ayrılığın her zerresin(d)e
tende sızı oluyordu gece,
(ç)özümlenmeyi bekleyen acı bir denklemken kadının parmak uçlarında.

dudağının kenarında kalan tirada zehir zemberek bir dille dokunuyordu kadın;

ah Riccardo yanılıyorsun
hayatın zarı çoktan patlamış
bu yüzden hiçbir yaşam bakir/e değil 


ayrılık; iki ucu keskin bıçak
yırtıyordu güne doğdukça tan yerini 
(k)an kaybediyordu aşk oluk oluk
adam gitme diyordu kadına 
ben ölmeden ölme.

kıskanarak izlerken Tanrı aç biilaç; 
yitik gölgesini atıp sırtına kadın
ayak üstü sevişmelerde ruhunu teslim etti adama
huzur içinde uyuyabilirdi artık yalnızlığa

hadi Riccardo şimdi 
sen de
ölebilirsin         


bir elveda cümlesinin kıyısından aşağı bıraktı adam kendini
ve bu yüzden hiçbir vedaya el süremedi

kadın gitti
adam öldü
gökten üç nokta düştü
yakışmadı hiçbir aşkın sonuna ( … )

son kez yazgının deklanşörüne basıyordu Tanrı, 
gözlerde aynı hüzün, iki ayrı coğrafyada …

Yarın İstanbul’dayım istediğiniz bişey var mı lan burdan ?

  • Kafamı dağıtmaya gidiyorum.
  • Yeni şeylere ihtiyacım var.
  • Boğaz havasıda iyi gelmezse atlarım.
  • Seherimle aram kötü.
  • Lys berbat gidiyor.
  • Seneye kalmam kesinleşti gibi.
  • Ha bide böyle sigara içmeye devam edersem.
  • Son bir yılım işte.

Lan çekap yaptırmaya gidecem.

Oranlar:

  • %100 bel fıtığı
  • %60 akciğer kanseri
  • %30 ülser
  • %10 tümör
  • %0 üreme hastalığı

Hangisi tutacak bakalım.

Herkes mutlu olacak değil ya , bizde nasıl kavuşamadığımızı anlatırız çocuklara !
 - Ados Combo Mekanize - Zorlama
[Flash 9 is required to listen to audio.]
49 oynatma

siktiredicen:

Yok olmak istemiyorken yok oldu gülmeleri, yok oldu benliği yok saydı bütün cümleleri.

Mavi en çok ona yakışırdı dımı en çokta kızıl.

Mavi en çok ona yakışırdı dımı en çokta kızıl.

Ağlamak iyi gelir hemde yolun başına dönmüşseniz.
Korkunun esiri oldum, dile getiremiyorum artık dilimde ki kelimeleri.
Yaşam.

   ‘Ne için yaşıyorsun ?’ sorusuna verilen cevapları merak etmişimdir. Çoğunlukta kendime sormuşumdur. Yaşamak saçma gelmiş bi insana bu soru sorulunca gerçekten saçma geliyor herşey. Ama en güzeli dayanak bulmak. Bir sevgili, bir iş, bir arkadaş bunların tümüne sahip olupta yaşamak tamamen saçmalık. Bunlara sahip olduktan sonra neye yaşarsın ki tamamsındır daha ne ister insan.

   Doyumsuz olmak gereksiz. Bunların yoksa yaşarsın. Elde etmek için çabalarsın uğraşırsın. Daha fazlası almak ölmek değilmidir sizcede. Vicdansızlaşmak, sevgiyi kaybetmek, paranın değerini bilmemek yani insanı insan yapan değerlerden kopmak.

   Kaçımız yaşıyoruz. Yaşamak dediğimiz şeyleri ortaya koyup kaç kere yakıyoruz. Yada yaşamak sandığımız şeyleri içlerimize yüklüyoruz.

   Ben bıraktım. Dünyaya gelme sebebim ot gibi yaşamaksa. Hiç bi özelliği olmaya hiç bir işe yaramayan sadece kullanıcı sıfatı taşıyan ben bırakıyorum. İstifa gibi bir şey. Yeterince yaşadım işte sevgilim var, dostlarım var, ve az çok param var. Daha fazlasını istemeye ne hakkım var ki.

Endişelenmeyin korkunun korkusudur endişe.
Günler.

  • Hayat her zamankinden daha kötü gibi.
  • Yapılacak çoğu şey ve benim hiç takatim yok.
  • İstanbula gidip dönememeyi düşünüyorum.
  • belki boğazdan atlarım.